Güzellik uykusu

Güzellik uykusu

Genç kalmanın belki de en önemli unsurlarından biri ciddi bir şekilde uyumaktır. Uyku tazeler ve yeniler. Cildin hücre yenileme hızı uyuduğumuzda en yüksek noktadadır. Güzel bir cilt istiyorsanız uykuyu bir kenara atamazsınız. Kronik uykusuzluk en çok cildinizden alıp götürür. Avustralyalılar genellikle uykusuzluktan ve yeteri kadar uyuyamadıklarından şikayetçidirler. Uykuya daldığınızda vücudunuz onarım moduna girer: toksinler atılır, bağışıklık sistemi hücreleri harekete geçer ve hormonlar çalışmaya başlar. Kronik uykusuzluk söz konusu olduğunda, vücudunuz kendi kendini onarma yetisini kaybetmeye başlar ve bu da erken yaşlanma gibi duygusal ve fiziksel problemlere sebep olur. Chicago Üniversitesi’nde yeni yapılan bir araştırmaya göre, uykusuzluğun psikolojik etkileri yaşlanmanınkiyle aynı. Uykusuzluk kan şekerinin düzenlenme yetisini ortadan kaldırıyor ve kortizol seviyelerinin normalden daha yüksek olmasına sebep oluyor.

Sadece gereken miktarda uyumak da yeterli değildir; önemli olan, yeterli miktarda doğru uykuyu uyumaktır. Bu da, büyüme hormonunun (bunun gençlik hormonu olduğunu unutmayın) üretildiği, vücudunuzun yenilendiği derin uykudur. Uyku sırasında, özellikle de Dördüncü Safha derin delta uykuda, vücudunuz büyüme hormonu ve cildin iyileşmesini sağlayan diğer faktörleri salgılayarak kolajen ve yeni deri hücreleri üretimine yardımcı olur. Ne kadar çok derin uyursanız, yaşlanma sürecinizi doğal yolla o kadar uzatmış olursunuz.

Uyurken salgıladığınız tek güçlü anti-ageing kimyasalı büyüme hormonu değildir. Epifiz beziniz melatonin hormonunun üretimini artırır. Melatonin aynı zamanda “yaşlanma saatini geriye döndüren kimyasal” diye de bilinir. Sadece uyumaya yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda serbest radikallerin -özellikle de hidroksil radikalin- vücuttan atılmasında da çok etkilidir. 1954 yılında radikal yaşlanma teorisinin kurucusu olan Dr. Harman yaşlanmanın yirmi yedi yaşında başladığını ve serbest radikallere karşı korunmak için hiç de erken olmadığını söylemektedir.

Ne kadar uyku yeterli miktardır? Genel kurala göre 7-8 saat. Bazılarının daha az, bazılarının ise daha çok uykuya ihtiyacı vardır. Önemli olan gerçekten de dinlendiren bir uyku uyumaktır yani hemen uykuya daldığınız ve sabah kalktığınızda da size bütün gün yetecek kadar enerji topladığınız bir uyku. Gün içinde uyukluyorsanız, uykunuz yetmemiş demektir. Eğer gün içinde kahve gibi uyarıcılar tüketiyorsanız bu eksikliği fark edemeyebilirsiniz. Sabahtan bu eksiklik çok hissedilemeyebilir, ancak öğleden sonra vücudunuz eksik kalanı geri isteyecektir.

Amerikan Ulusal Zihin Sağlığı Enstitüsü tarafından yapılan bir araştırmaya göre, insanlar kendi hallerine bırakıldıklarında gecede on dört saat uyumaktadırlar! İlginçtir ki, üç haftanın sonunda denekler, şimdiye dek hiç olmadığı kadar dinlenmiş olarak uyandıklarını söylediler.

Günümüz dünyasında gecede on dört saat mümkün değil, ancak uyanmak için sürekli bir çalar saat kullanıyorsanız, o zaman uykunuz yetmiyor demektir. Yeteri kadar uyumadığınızı nasıl söyleyebilirsiniz? Açıkçası, sabah kalktığınızda dinlenmiş hissetmiyorsanız, yeterli kalitede uyumamışsınız demektir. Gün içinde kendinizi mayışmış hissediyorsanız, bu daha fazla uykuya ihtiyacınız olduğu anlamına gelmektedir. Yaşam tarzınızı değiştirmek durumunda kalabilirsiniz. İnsanlar yoğun olduklarında hemen uykuyu bir kenara bırakırlar. Mükemmel cilt konusunda kararlıysanız, her gece mutlaka 7-8 saat kaliteli bir uyku uyumak zorundasınız.

Eğer yoğun stres altındaysanız ve zihninizi boşaltamıyorsanız, uyumadan önce meditasyon yapın ya da diğer rahatlama tekniklerinden birini uygulayın. Birkaç damla lavanta döktüğünüz suyla ılık bir banyo yapın, papatya, çarkıfelek çiçeği, kediotu kökü ya da takke çiçeği gibi bitki çayları için. Kalsiyum ve magnezyum mineralleri de derin uyku uyumanızı ve böylelikle cildinizin hem genç hem de güzel kalmasını sağlayacaktır.

Yukarıda bahsedilen bitkilerin yanında, rahat uyumanızı sağlayacak iki farklı doğal hap da vardır: melatonin ve 5-HTP.
Melatonin üretimi kırk yaşından sonra ani şekilde düşer. Onun için kırk yaşın üzerindeki kişiler ve aynı zamanda gece çalışanlar, saat farkı yaşamasını gerektirecek yolculuğa çıkanlar, kortizol seviyeleri yüksek olanlar, menopoz döneminde sıcak basması denen durumu yaşayan kadınların da bunları kullanması önerilir. Ancak bağışıklık sistemi hastalığı olanlara önerilmez.
Melatonin almaya başlamadan önce doktorunuza başvurun.

5-HTP doğal bir uyutucudur. Aynı zamanda anti-depresan ve anti-anksiyete ilacı olarak da kullanılmaktadır. Karbonhidrat ve çikolata isteğini azaltır. Eğer depresyonunuz çoğunlukla yeteri kadar ve sağlıklı uyuyamamanıza bağlıysa 5-HTP önerilebilir.
Uyku, yenilenmek için çok önemli olduğundan, uyuyabilmek için elinizden ne geliyorsa yapmalısınız. Ama yatmadan önce alkol almayı unutun! Birkaç kadeh içmek uykunuzu getirebilir, ancak uykunuzun kalitesini düşürecektir. Belki hemen uykuya dalacaksınız, ama birkaç saat sonra uyanacaksınız. Bunun sebebi alkolün noradrenalin -stres ya da heyecan anında salgılanan bir hormon- salgılanmasına sebep olmasıdır. 0 nedenle içki içtikten birkaç saat sonra noradrenalin bilincinizi yerine getirir ve gece uykunuzu mahveder.

Püf noktası
Yatmadan önce kan şekerinin aniden yükselmesine sebep olacak hiçbir şey -bisküvi ve çikolata gibi- yemeyin. Bu tür yüksek Gl değerli yiyecekler büyüme hormonu üretimine engel olur ve sizi bu temel anti-ageing korumasından mahrum bırakır.

Uyku ve stres
Vücudunuzun 24 saatlik uyku döngüsünü düzenleyen seratonin ve melatonin hormonları, stres zamanlarında ilk zarar gören habercilerdir. Gereken seviyelerde olmazlarsa uykuya dalmakta zorlanırsınız, sık sık uyanırsınız ve sabah kalktığınızda kendinizi dinlenmiş hissetmezsiniz.

Kortizol de aynı zamanda aşırı uyarı hali yaratacağından uykusuzluğa sebep olur. Eğer gece olduğunda kanınızda yüksek oranda varsa, iyi bir uyku çekmeniz neredeyse imkansızdır.

Buna ek olarak, REM uykuda yaşanan düşüş de kortizol seviyelerindeki yükselmeyle ilgilidir. Kortizol seviyeleri normalde sabah saatlerinde yüksek olur ve akşama doğru düşer, yani kişinin uyku düzenine uyum sağlar, ama REM uykuda sorun yaşayanların kortizol seviyeleri akşamlan da yüksektir.

Uykusuzluk çekenler, dikkat
Yatmadan önce televizyon seyretmek ya da bilgisayar başında oturmak uyku problemlerinizin sebebi olabilir. Son yıllarda yapılan araştırmalar, parlak bilgisayar ya da televizyon ekranının melatonin salgılanmasını engellediğini ve bunun da uyumakta güçlük çekmeye sebep olduğunu göstermiştir. Melatoninin aynı zamanda eşsiz bir serbest radikal savaşçısı olduğunu ve geceleri güzellik onarımınıza yardım ettiğini de unutmayın.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir