Hürrem Hamam Otu Yağı

 İstenmeyen tüylerden kurtulmak için yapılacak doğru etkiler ve işlemler arasında özellikle bazı özel kremler de yer almaktadır. Hürrem hamam otu yağı içerisinde yer alan özel tüy dökücü etkileri sayesinde zahmetsiz ve cildin tahriş olmasını engelleyerek kolay bir şekilde istenmeyen tüylerden kurtulmak mümkündür. Üstelik sadece geçici olarak bir tüy dökümü süreci içerisine girmenin yanı sıra, sağlıklı bir şekilde tüylerin kalıcı olarak dökülmesine yardımcı olmaktadır.

Genel olarak geçici tüy döküm işlemlerinde kullanılan epilasyon işlemlerinin yanı sıra doğru ve sağlıklı etkiler içerisinde yer alan tüy dökücü yağ kullanarak etkilerin daha sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesi de mümkün olabilmektedir. Özellikle içerisinde yer alan özel bitkisel karışımlar sayesinde tamamen sağlıklı ve etkili bir şekilde bu etkilerin ortaya çıkmasını sağlamaktadır.

Hamam otu yağı içerisinde yer alan doğal minerallerin kıl köklerine uygulamış olduğu etkiler ile birlikte doğru ve etkili bir şekilde etkilerin ortadan kalkmasını sağlamaktadır. Siz de bu özel tüy dökücü etkiyi kullanarak kısa süre içerisinde istenmeyen tüyleriniz den kurtulmak istiyorsanız hemen sitemiz üzerinden özel fiyatı ile bu ürünü satın alabilirsiniz.

Zero Size Likit Gıda Takviyesi

Sıfır beden olabilmek için genellikle yapılan zayıflama yöntemleri ve zayıflama uygulamalarının daha fazla kilo alımına etki ettiği görülmektedir. Bir çok kişinin zayıflama konusunda etkilere sahip olabilmek için bitkisel gıda takviyelerini kullandığı bilinmektedir. Siz de kısa süre içerisinde etkili bir şekilde zayıflama etkilerinin ortaya çıkmasını istiyorsanız yapmanız gereken işlemler arasında bu özel bir yapıya sahip olan zero size likit gıda takviyesi kullanabilirsiniz.

Zero size içerisinde yer alan özel yağ yakıcı ve metabolizma hızlandırıcı bitki özleri sayesinde hızlı ve etkili bir şekilde zayıflama gerçekleştirmek mümkündür. İçerisinde yer alan özel etkileri sayesinde herhangi bir fazla kiloaya sebep olmadan hızlı ve kolay bir şekilde zayıflamaya en büyük etki olan bu bitkisel gıda takviyesi ile siz de sağlıklı bir şekilde zayıflama gerçekleştirebilirsiniz.

Sıfır beden olmak için yapılacak işlemler arasında en doğru ve sağlıklı yöntem olarak bilinen zero size kapsülü doğru ve devamlı bir kullanım ile etkilerini en kısa süre içerisinde gösterecektir. Yapısı sebebi ile bir çok kişinin tercihi olan ve sağlık sorunlarına yol açmayan özelliği ile siz de bu bitkisel gıda takviyesini kullanarak şişmanlık sorunlarınıza en kısa süre içerisinde çözüm sağlayabilirsiniz.

Arı Sütü

 Arı sütü olarak bilinen polen taşıyıcı arıların sütü olan bu özel besin takviyesi ile bir çok sağlık faktörünü ortaya çıkarmakta mümkündür. Özellikle bağışıklık sistemi düşük kişilerin tüketmesi gereken arı sütü ile sağlıklı bir yaşamın tüm püf noktaları bulunabilmektedir.

Sağlıklı yaşamanın ve bir çok sağlık sorunlarına karşı mücadele etmenin en büyük yol olan arı sütü kullanarak sizler de çocuklarınızın ve kendinizin sağlık sorunlarına karşı koruyabilirsiniz. Özellikle çocuklarda zihinsel gelişimi çok büyük tetikleyen bu besin takviyesi ile beyin gelişimini çok daha rahat bir şekilde tamamlanması sağlanmaktadır.

Araştırmalara göre 125 tıbbi hastalığa karşı çok büyük faydaları ve etkileri olduğu gözlemlenen arı sütü ile kısa süre içerisinde bir çok hastalığın vücut içerisinden yok olduğu gözlemlenmiştir. Hücrelerin yenilenmesinde büyük bir etkisi olan bu doğal takviye ile vücudunuzun olması gereken sağlığından daha iyi olmasını sağlayabilirsiniz.

Kansere karşı günümüzde ki bir çok mücadele içerisinde yer alan arı sütü, bazı hücrelerin ölmesinde ve bazı hastalıklı hücrelerin oluşumunu engellemektedir. Bu sebeple bir çok sağlık koşullarına etkili olan yapıcı ve besleyici takviyeler ile hayatınızın daha uzun bir süreç içerisine girmesini sağlayabilirsiniz.

  Sağlık sorunlarının oluşumunu etkileyen bir çok günlük yaşam olumsuzluklarına engel olabilmek için bağışıklık sistemi çok önemlidir. Bu sebeple mümkün olduğunca bağışıklık sistemini geliştirici besin ve gıdaları tüketmek çok önemli bir rol olabilmektedir. Siz de arı sütü ile hayatınıza daha sağlıklı bir bölüm oluşturmak istiyorsanız hemen www.botamarket.net adresinden sipariş edebilirsiniz.

İyi uyanmak

Hızlandırılmış hayatlar yaşadığımız toplumumuzda en iyi uyanma şeklinin fincanımızdaki kahve olduğuna inanmak üzere programlanmışızdır. Ama kahvede sağlıklı ya da yaşlanmayı geciktirici hiçbir şey yoktur hele de sabah saatlerinde boş mideye içildiği düşünülürse! Aslında, tek yaptığı bizi bir anda uyarmak ve stres döngüsünün içine atmaktır.

Sadece 400gr. kahve adrenalin seviyenizin iki katından daha fazla kafein içermektedir. Adrenalin salgılandığında kortizol seviyeleriniz de yükselir. Günde üç fincan kahve, kortizol seviyelerinizi on sekiz saat boyunca yükseklerde tutar, geri kalan saatlerde de vücudunuz bunu düşürmeye çalışır.

Kahve yerine güne bitki çayıyla, derin nefes almayla, esnetme hareketleriyle, yogayla, meditasyonla ya da bir yürüyüşle başlayın. Zihninizi ve vücudunuzu güzel bir gün geçirmeye hazırlamak için endokrin sisteminizin dengede olmasını, sinir sisteminizin güçlenmesini sağlayın.

Derin nefes alma

Hava, vücudunuz için en çok yaşamsal önem taşıyan besindir. Yiyecek olmadan haftalarca hayatta kalabilirsiniz, susuz da günlerce, ama havasız, sadece birkaç dakika. Çoğu insan kesik nefes alır. Aslında çoğumuz akciğer kapasitemizin sadece ′sini kullanıyoruz.
Kesik ve hızlı nefesler çağımızın stresinin bir göstergesidir. Kesik nefes aldığınızda ciğerlerinizde duran hava tam olarak dışarı atıla-maz ve nefes aldığınızda ciğerleri-niziz o kalan üçte birlik kısmına hava dolduramazsınız. Bununla beraber, kanınızdaki karbondioksit tam olarak temizlenmez, sonuç olarak beyniniz, sinir sisteminiz ve cildiniz gerektiği oranda oksijen alamaz. Vücudunuza az oksijen almanız cildinizin ışıltısından çalmanız demektir. Peki bu oksijen eksikliği bizi nasıl etkiler? Her şeyden önce, çok daha fazla serbest radikalin oluşmasına sebep olur.

Vücudunuzdan zararlı maddelerin atılmasının p′i nefes alıp verme yoluyla yapılıyor! Derin nefes almaya başladığınızda cildinizin nasıl görüneceğini bir düşünün! Kırlarda yaptığınız rahatlatıcı bir yürüyüşün ardından cildinizin parlayacağını aklınıza getirin. Bunun sebebi, gerçekten rahatlamanızdır. Daha derin ve yavaş nefes almak, vücudunuza ve cildinize daha fazla oksijen girmesini sağlayacaktır.

Yoga ve meditasyon, derin nefes almanızı sağlayacak araçlardır. Nefes alma gücünüz ve göğsünüzdeki ritmik basınç değişiklikleri aynı zamanda lenfatik dolaşımınızı da harekete geçirir -ki bu da kanınızı temizlemeye yardımcı olur. Cildinizin oksijenini artırmaya yarayan her şey cildinizin ışıldaması anlamına gelmektedir. Bu ışıltının çoğu toksinlerin en iyi şekilde atılmasını ve hem vücudunuzun hem de cildiniz gerektiği kadar oksijen almasını sağlamaktır.

Dolaşımı hızlandırmak ve oksijen akışını artırmak yaşlanma sürecini yavaşlatmaya yardımcı olur.
Anti-ageing koruyucularına eğlenceli bir tanesi daha eklendi -seks! İskoçya’daki Edinburgh Kraliyet Hastanesi’nde yapılan bir araştırmaya göre, haftada ortalama üç kez seks yapan insanlar gerçek yaşlarına oranla on yaş daha genç görünüyorlar! Araştırmacılar, seksin yağları kasa çeviren ve daha genç bir görüntü sağlayan büyüme hormonunu tetiklediğini söylüyor. Seks aynı zamanda vücuttaki östrojen ve endorfin seviyelerini de yükselterek saçınızın, gözlerinizin ve cildinizin daha parlak olmasını sağlar. Bunlara ek olarak, atardamarları açar, cildinizin yüzeyine kanın ulaşmasını sağlar ve bu da size masalsı bir ışıltı kazandırır. Artan kalp atışı ve derin nefes alma dolaşımınızın hızlanması için de gereklidir. Taze kan akışı sağlandığında hücreleriniz, organlarınız ve kaslarınız taze oksijen ve hormonlara doyar. Aynı zamanda sizi daha canlı ve güzel gösterecek enerjiyi de sağlar.

Güzelliğin gizemi
Nasıl göründüğümüzden çok nasıl hissettiğimiz daha önemlidir. Zihinlerimiz ve ruhlarımız da yüzünüz ve vücudunuz kadar ilgi beklemektedir. Yoga ve meditasyon, içe dönmenizi, ruhunuzu rahatlatmanızı sağlar. İçsel olarak da mükemmel hisseden insanların gözleri de parlar, ışıldayan bir güzellikleri vardır. İçlerinden yansıyan bir güzellik ol–duğu için ne giydikleri şeylerin ne de kemik yapılarının önemi vardır. Bu yansıyan sonsuz bir ışıktır. Fiziksel olarak çekici olan bir kadının güzel olabilmesi için içinin de dışına uyum sağlaması gerekir.

Güzellik yüzde değil, kalpten gelen ışıktadır.
-Halil Cibran (1883-1931)

Işıldayan cilt için Paranayama yoga nefesi
Rahat bir pozisyonda oturun. Kürek kemiklerinizi birbirine yaklaştırarak göğsünüzü gerdirin. Yavaşça burnunuzdan nefes alırken göğsünüz genişlesin, ağzınızdan nefesinizi verirken de göğüs kafesiniz insin. Cildinize günlük ışıltısını vermek için bu hareketi her sabah birkaç dakika yapın.

Güzellik uykusu

Genç kalmanın belki de en önemli unsurlarından biri ciddi bir şekilde uyumaktır. Uyku tazeler ve yeniler. Cildin hücre yenileme hızı uyuduğumuzda en yüksek noktadadır. Güzel bir cilt istiyorsanız uykuyu bir kenara atamazsınız. Kronik uykusuzluk en çok cildinizden alıp götürür. Avustralyalılar genellikle uykusuzluktan ve yeteri kadar uyuyamadıklarından şikayetçidirler. Uykuya daldığınızda vücudunuz onarım moduna girer: toksinler atılır, bağışıklık sistemi hücreleri harekete geçer ve hormonlar çalışmaya başlar. Kronik uykusuzluk söz konusu olduğunda, vücudunuz kendi kendini onarma yetisini kaybetmeye başlar ve bu da erken yaşlanma gibi duygusal ve fiziksel problemlere sebep olur. Chicago Üniversitesi’nde yeni yapılan bir araştırmaya göre, uykusuzluğun psikolojik etkileri yaşlanmanınkiyle aynı. Uykusuzluk kan şekerinin düzenlenme yetisini ortadan kaldırıyor ve kortizol seviyelerinin normalden daha yüksek olmasına sebep oluyor.

Sadece gereken miktarda uyumak da yeterli değildir; önemli olan, yeterli miktarda doğru uykuyu uyumaktır. Bu da, büyüme hormonunun (bunun gençlik hormonu olduğunu unutmayın) üretildiği, vücudunuzun yenilendiği derin uykudur. Uyku sırasında, özellikle de Dördüncü Safha derin delta uykuda, vücudunuz büyüme hormonu ve cildin iyileşmesini sağlayan diğer faktörleri salgılayarak kolajen ve yeni deri hücreleri üretimine yardımcı olur. Ne kadar çok derin uyursanız, yaşlanma sürecinizi doğal yolla o kadar uzatmış olursunuz.

Uyurken salgıladığınız tek güçlü anti-ageing kimyasalı büyüme hormonu değildir. Epifiz beziniz melatonin hormonunun üretimini artırır. Melatonin aynı zamanda “yaşlanma saatini geriye döndüren kimyasal” diye de bilinir. Sadece uyumaya yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda serbest radikallerin -özellikle de hidroksil radikalin- vücuttan atılmasında da çok etkilidir. 1954 yılında radikal yaşlanma teorisinin kurucusu olan Dr. Harman yaşlanmanın yirmi yedi yaşında başladığını ve serbest radikallere karşı korunmak için hiç de erken olmadığını söylemektedir.

Ne kadar uyku yeterli miktardır? Genel kurala göre 7-8 saat. Bazılarının daha az, bazılarının ise daha çok uykuya ihtiyacı vardır. Önemli olan gerçekten de dinlendiren bir uyku uyumaktır yani hemen uykuya daldığınız ve sabah kalktığınızda da size bütün gün yetecek kadar enerji topladığınız bir uyku. Gün içinde uyukluyorsanız, uykunuz yetmemiş demektir. Eğer gün içinde kahve gibi uyarıcılar tüketiyorsanız bu eksikliği fark edemeyebilirsiniz. Sabahtan bu eksiklik çok hissedilemeyebilir, ancak öğleden sonra vücudunuz eksik kalanı geri isteyecektir.

Amerikan Ulusal Zihin Sağlığı Enstitüsü tarafından yapılan bir araştırmaya göre, insanlar kendi hallerine bırakıldıklarında gecede on dört saat uyumaktadırlar! İlginçtir ki, üç haftanın sonunda denekler, şimdiye dek hiç olmadığı kadar dinlenmiş olarak uyandıklarını söylediler.

Günümüz dünyasında gecede on dört saat mümkün değil, ancak uyanmak için sürekli bir çalar saat kullanıyorsanız, o zaman uykunuz yetmiyor demektir. Yeteri kadar uyumadığınızı nasıl söyleyebilirsiniz? Açıkçası, sabah kalktığınızda dinlenmiş hissetmiyorsanız, yeterli kalitede uyumamışsınız demektir. Gün içinde kendinizi mayışmış hissediyorsanız, bu daha fazla uykuya ihtiyacınız olduğu anlamına gelmektedir. Yaşam tarzınızı değiştirmek durumunda kalabilirsiniz. İnsanlar yoğun olduklarında hemen uykuyu bir kenara bırakırlar. Mükemmel cilt konusunda kararlıysanız, her gece mutlaka 7-8 saat kaliteli bir uyku uyumak zorundasınız.

Eğer yoğun stres altındaysanız ve zihninizi boşaltamıyorsanız, uyumadan önce meditasyon yapın ya da diğer rahatlama tekniklerinden birini uygulayın. Birkaç damla lavanta döktüğünüz suyla ılık bir banyo yapın, papatya, çarkıfelek çiçeği, kediotu kökü ya da takke çiçeği gibi bitki çayları için. Kalsiyum ve magnezyum mineralleri de derin uyku uyumanızı ve böylelikle cildinizin hem genç hem de güzel kalmasını sağlayacaktır.

Yukarıda bahsedilen bitkilerin yanında, rahat uyumanızı sağlayacak iki farklı doğal hap da vardır: melatonin ve 5-HTP.
Melatonin üretimi kırk yaşından sonra ani şekilde düşer. Onun için kırk yaşın üzerindeki kişiler ve aynı zamanda gece çalışanlar, saat farkı yaşamasını gerektirecek yolculuğa çıkanlar, kortizol seviyeleri yüksek olanlar, menopoz döneminde sıcak basması denen durumu yaşayan kadınların da bunları kullanması önerilir. Ancak bağışıklık sistemi hastalığı olanlara önerilmez.
Melatonin almaya başlamadan önce doktorunuza başvurun.

5-HTP doğal bir uyutucudur. Aynı zamanda anti-depresan ve anti-anksiyete ilacı olarak da kullanılmaktadır. Karbonhidrat ve çikolata isteğini azaltır. Eğer depresyonunuz çoğunlukla yeteri kadar ve sağlıklı uyuyamamanıza bağlıysa 5-HTP önerilebilir.
Uyku, yenilenmek için çok önemli olduğundan, uyuyabilmek için elinizden ne geliyorsa yapmalısınız. Ama yatmadan önce alkol almayı unutun! Birkaç kadeh içmek uykunuzu getirebilir, ancak uykunuzun kalitesini düşürecektir. Belki hemen uykuya dalacaksınız, ama birkaç saat sonra uyanacaksınız. Bunun sebebi alkolün noradrenalin -stres ya da heyecan anında salgılanan bir hormon- salgılanmasına sebep olmasıdır. 0 nedenle içki içtikten birkaç saat sonra noradrenalin bilincinizi yerine getirir ve gece uykunuzu mahveder.

Püf noktası
Yatmadan önce kan şekerinin aniden yükselmesine sebep olacak hiçbir şey -bisküvi ve çikolata gibi- yemeyin. Bu tür yüksek Gl değerli yiyecekler büyüme hormonu üretimine engel olur ve sizi bu temel anti-ageing korumasından mahrum bırakır.

Uyku ve stres
Vücudunuzun 24 saatlik uyku döngüsünü düzenleyen seratonin ve melatonin hormonları, stres zamanlarında ilk zarar gören habercilerdir. Gereken seviyelerde olmazlarsa uykuya dalmakta zorlanırsınız, sık sık uyanırsınız ve sabah kalktığınızda kendinizi dinlenmiş hissetmezsiniz.

Kortizol de aynı zamanda aşırı uyarı hali yaratacağından uykusuzluğa sebep olur. Eğer gece olduğunda kanınızda yüksek oranda varsa, iyi bir uyku çekmeniz neredeyse imkansızdır.

Buna ek olarak, REM uykuda yaşanan düşüş de kortizol seviyelerindeki yükselmeyle ilgilidir. Kortizol seviyeleri normalde sabah saatlerinde yüksek olur ve akşama doğru düşer, yani kişinin uyku düzenine uyum sağlar, ama REM uykuda sorun yaşayanların kortizol seviyeleri akşamlan da yüksektir.

Uykusuzluk çekenler, dikkat
Yatmadan önce televizyon seyretmek ya da bilgisayar başında oturmak uyku problemlerinizin sebebi olabilir. Son yıllarda yapılan araştırmalar, parlak bilgisayar ya da televizyon ekranının melatonin salgılanmasını engellediğini ve bunun da uyumakta güçlük çekmeye sebep olduğunu göstermiştir. Melatoninin aynı zamanda eşsiz bir serbest radikal savaşçısı olduğunu ve geceleri güzellik onarımınıza yardım ettiğini de unutmayın.

Yoga

Eğer kararlıysanız ve yaşlanma saatini geri çevirecekseniz, yogayı deneyin. Yoga, genel sağlığınızı cildinizin sağlığını bozan stres hormonlarının seviyesini düşürmeye yarar. Yararları sonsuzdur. Nefes alma teknikleriyle (pranayama) ve fiziksel duruşlarla (asanas) yoga, dolaşımı hızlandırarak, cildin yenilenmesini sağlayan besin ve oksijen akışını düzenler. Sinir sisteminizi rahatlatmasının hem fiziksel hem de zihinsel artıları vardır. Yüzdeki kırışıklıkları yumuşatır, kan dolaşımını ve lenf akışını düzenler, sindirimi kolaylaştırır, hormonla sistemi ve eklemleri güçlendirir. Duruşların bir kısmı aynı zamanda iç organlarınıza yapılan birer masaj gibidir,onların toksinlerden arınmasına yardımcı olur. Siz lenfatik sisteminizi uyardığınızda, toksinlerden kurtulmanız daha kolay olur ve bu da daha temiz bir cilt demektir. Yoga aynı zamanda daha rahat uyumanızı da sağlar.

Güzelliğe diğer bir artısı ise çeşitli yoga duruşlarının, saçlarınızın beyazlamasına neden olan foliküllere giden kan akışını artırmasıdır. Bu foliküllerin daha fazla beslenmesi, daha güçlü ve sağlıklı saçlara sahip olmanızı sağlar. Farklı yoga duruşlarıyla boynun esnetilmesi, kan damarları ve boyun sinirleriniz üzerindeki basıncın kalkmasını ve böylelikle cildinize gelen kan desteğinin artmasını sağlar.

Yoga yalnızca mükemmel bir rahatlama şekli değildir, aynı zamanda harika bir egzersizdir. Yoganın pek çok farklı çeşidi vardır. Hatha gibileri çok rahatlatıcıyken, Ashtanga, lyengar ve Bikram gibileri daha serttir. Yüzünüzden yılların izini alıp o yılları ömrünüze eklemenin anahtarı, hem eğleneceğiniz hem de kopmayacağınız bir yoga türü bulmaktır. Eğer yoga size göre değilse, sinir sisteminizi rahatlatmak ve yaşlanma sürecini yavaşlatmak için Tai Chi ve Qi Gong’u da deneyebilirsiniz.

Rahat uyuyun
Hindistan Dehli’deki Psikoloji ve Ortak Bilimler Savunma Enstitüsü’nde yapılan bir çalışma, üç ay boyunca iki kez 1′er saat yapılan Hatha yoga seansı melatonin üretimini arttırarak uykusuzluğun düzelmesine yardımcı olur.

Üç Yoga Duruşu (asanas)
Bu üç duruş, yumuşak ve etkilidir, ancak ilk başlarda tek başınıza yapmayın. Daha önce yoga yapmadıysanız, birkaç derse katılın ve hocanıza gerçekten de bu işi doğru yapıp yapamadığınızı sorun.

Çocuk duruşu (balasana)
Çocuk duruşu, stresi ve yorgunluğu atmak için idealdir. Beyni rahatlattığı, kalçaları ve baldırları sıkılaştırdığı bilinmektedir.

Yerdeki bir şiltenin üzerinde diz çökün. Ayaklarınızı birleştiriri; baş parmaklarınızın birbirine değdiğinden emin olun ve topuklarınızın üzerine oturun. Sonra dizlerinizi kalçalarınız genişliğinde açın. Nefesinizi verin ve vücudunuzu (tarso) öne yatırın.

Ardından kollarınızı vücudunuzun iki yanına uzatın. Avuç içleriniz yukarıya baksın ve omuzlarınızı yere doğru düşürün. Omuzlarınızın ağırlığının kürek kemiklerinizi her iki yana doğru nasıl açtığını hissedeceksiniz.

Çocuk duruşu bir dinlenme duruşudur, o nedenle herhangi bir yerde bu şekilde 30 saniyeden birkaç dakikaya kadar durabilirsiniz.

Kedi duruşu (bidalasana)
Bu duruş, omurgayı esnetmek için mükemmeldir. Kedi Duruşu’nun omurilik sıvısını ve sindirim sistemini harekete geçirdiğine inanılır.

Her dörtlüye sırtınız dümdüz, elleriniz omuz hizasında ve dizleriniz de tam kalçanızın hizasında olacak şekilde başlayın. Elleriniz tamamen açık olsun ve orta parmaklarınız karşıya baksın. Nefes alırken kaburganızı içinize çekin ve omurganız yay şeklini alsın. Nefesinizi verirken ise kuyruk sokumunuzu kızgın bir kedi gibi hafifçe yukarı kaldırın. Yavaşça 5 defa tekrar edin.

Yüzü Yere Dönük Köpek (Adho Mukha Svanasana)
Yüzü Yere Dönük Köpek, yüz bölgenizdeki cilde kan akışını artırmaya yardımcı olur. Stresi atmak ve beyni rahatlatmak için de iyidir. Bu duruş, omuzlan, baldırları ve diz arkası kirişlerini esnetir; sindirime yardımcı olur ve vücuda enerji verir.

Şiltenin üzerinde ellerinizin ve dizlerinizin üzerinde durarak başlayın. Elleriniz dizlerinizin önünde dursun ve parmaklarınızı açın. Yavaşça geriye doğru adımlar alın -her seferinde bir adım. Ayaklarınız kalça genişliğinde geri gittiği zaman, nefes alın ve kalçanızı kaldırın. Kafanızı yere doğru eğin, boynunuzu esnetin ve omuzlarınızı kaldırın. Göğsünüzü omuzlardan kurtarın ve topuklarınızla yere tam basın. Derin nefes alın.

Yüzü Yere Dönük Köpek, geleneksel Güneş Selamlama seansının parçası olan bir duruştur. Buna tek başına yoga asana (duruş) da denir. Bu pozisyonda, istediğiniz yerde üç dakika kadar durabilirsiniz. Derin nefes almayı unutmayın. Pozisyondan dizlerinizi yavaşça yere koyarak ve ardından da Çocuk Duruşu’na geçerek çıkın.

NOT: Bütün yoga duruşları yüzünüze olan kan akışını artırır.

Meditasyon

Düzenli olarak meditasyon yapan kişiler, yapmayanlara göre biyolojik olarak daha gençtirler ve öyle de görünürler. Araştırmalar, uzun süredir meditasyon yapan kişilerin biyolojik yaşlarının kronolojik yaşlarına göre on iki yaş daha genç olduğunu göstermiştir! Diğer çalışmalar, yaşla ilgili bazı hormonal değişimlerin düzenli meditasyonla yavaşlatabileceği hatta geriye çevrilebileceğini ortaya koymuştur. Bu, emrinizde olan en etkili anti-ageing silahlarınızdan biridir.

İyi hissettirmesine ve daha birçok faydasına rağmen, bazı insanlar hâlâ meditasyona karşı çok önyargılı. Çoğuna göre meditasyon, tütsüler arasında bir şeyler söyleyerek saatlerce bağdaş kurup beklemekten ibarettir. Ama gerçek şu: meditasyon siz ne isterseniz odur, ayrıca zihninizin ve sinir sisteminizin sakin bir vakit geçirmesini sağlayıp vücudunuzu anti-ageing moduna sokar.

Meditasyonun dini bir yanı yoktur. Bütün ruhani, maddi ve sosyoekonomik sınırların ötesindedir. Yararı o kadar çoktur ki, neredeyse sağlığınız ve cildiniz içiniz yapacağınız en iyi şeydir.

Meditasyonun size ne gibi faydalan olur ?
Öyle hızlı ilerleyen hayatlar yaşıyoruz ki, adrenal bezlerimiz sürekli bir şekilde, bu strese cevap olarak kortizol ve adrenalin salgılıyor. Meditasyon sırasında derin bir anti-ageing, rahatlama moduna girersiniz; vücudunuz oksijen tüketimini azaltır, nefes alıp verme hızınız yavaşlar, kandaki laktat (yüksek laktat seviyeleri endişe, düşük laktat seviyeleri ise sakinliğin göstergesidir) seviyeniz düşer. Adrenal bezleriniz daha az adrenalin ile noradrenalin üretir ve daha az yaşlanmayı hızlandırıcı kortizol pompalar.

Birleşik Devletler Madison’daki VVisconsin Üniversitesi’nden araştırmacı Richard Davidson, meditasyonda prefronla (frontal lobun ön kısmı) kortekste yaşanan etkinliğin beynin sağ lobundan sol lobuna olduğunu göstermiştir. Olumsuz duygular hisseden biri sağ-prefrontal odaklıdır; sol-proferontal odaklı olanlar daha coşkulu ve ilgilidirler; diğerlerine oranla daha fazla rahatlarlar ve mutlu olurlar. Davidson’un araştırmaları şunu da gösteriyor ki, düzenli meditasyon sayesinde beyin içine girdiği “savaş ya da kaç” modundan çıkıp bir kabul edişe doğru gidiyor ve bu da mutluluğu artırıyor.

Diğer çalışmalar düzenli meditasyonun, yaşla beraber ortaya çıkan sayısız problemi yok etmeye yarayan DHEA hormonunun üretimini artırdığını göstermektedir. DHEA, insanın ruh halini, cinsel isteğini, sabit vücut yağı oranını ve yüksek enerji seviyelerini düzenler. DHEA aynı zamanda bağışıklık sistemi ve beyni güçlendirir, stresle daha kolay başa çıkabilmemizi sağlar, kandaki lipidlerin (yağ) oranını düzenleyerek kalbimizi korur. Genç ve sağlıklı bir vücutta DHEA, diğer cinsiyet hormonlarıyla beraber bütün bu hormonların sağlayacağı faydaları sağlayan östrojen ve testosterona dönüşürler.

Buna ek olarak, DHEA stres hormonu kortizolün vereceği zararlara -yüksek seviyelerde hafıza kaybı, hızlı yaşlanma ve bağışıklık sisteminin zayıflaması gibi- karşı korur. Kortizol seviyeleri DHEA’ya rağmen yükselirse, DHEA/kortizol oranınızda bir dengesizlik meydana gelir ve bu da hızlı yaşlanmanın ana nedenlerinden biridir. Kronik yüksek kortizol ve düşük DHEA seviyeleri hemen hemen bütün büyük hastalıklarda ve hızlı yaşlanmada rastlanılan bir durumdur. Yüksek DHEA , öte yandan, sağlıklı kalmayı, vücut sistemlerinizin kendilerini yenilemelerini sağlar.

Östrojen ve yaşlanma
Östrojen, şüphesiz, kadınların cildini genç ve sağlıklı tutan hormonlardan biridir. Derinin altında yağın depo edilmesinden ve kadınların gençlik yıllarında en çok memnun oldukları şey olan yumuşak bir cilt yaratılmasından sorumludur. Aynı zamanda dokularda sıvı ve tuzun tutulmasını sağlar. Yenilenme yıllarında bir kadının vücudu cildinin yapısını korumaya yetecek kadar östrojen üretir, ancak östrojen seviyelerinin hissedilir şekilde düştüğü menopoz döneminde bunun büyük kısmını kaybeder. Bu östrojen kaybını takiben kolajen kaybı da gerçekleşir ve bu da cildi inceltir, kurutur, kırışıklıklara karşı daha hassas yapar.

Östrojen kaybının cildin yapısı ve görüntüsünü ne kadar kötü etkilediğini söylemeye gerek yok. Hormon yerine koyma terapileriyle (HRT) ilgili yapılan araştırmalar bunların cildin yapısına sağladığı faydalar konusunda iyi sonuçlar veriyor olsa da, son araştırmalar HRT’nin ortaya çıkarabileceği sorunların sağlayacağı yararlardan daha fazla olduğunu göstermiştir. Bu konuda size, doğal hormon terapisi ve doğal hormon yerine koyma konusunda uzmanlaşmış birine danışmanızı öneriyorum.

Hayatınızdaki dengesiz stres hipotalamusunuzun (çoğu doktor tarafından “beynin beyni” diye adlandırılır] işlevini yitirmesine neden olur. Hipotalamusunuz zarar gördükçe küçük dengesizliklere uyum sağlayamaz hale gelir. Bazen çok az, bazen de çok fazla hormonun üretilmesine neden olur. Bunun sonucu olarak da elastikiyetini kaybeder. Bu bozulma endokrin sisteminizin geri kalanında işlevsel bozukluklara sebep olur. Yağlar karna tutunur. Hafıza zayıflar. Virüslerin önüne geçemezsiniz. Göz kasları odaklanma yeteneklerini yitirirler. Bağışıklık sistemi zayıflar. Cinsel istek azalır. Yaşlanma hızlanır. Cilt sıkılığını kaybeder.

Meditasyona başlayın, çünkü düzenli olarak yapıldığında DHEA seviyelerinizin yükselmesine yardımcı olur.

DHEA üretimi hipofiz bezlerinizin daha çok yaşlanmaya karşı etkili büyüme hormonu HGH salgılamasını sağlar ve bu da cildinizin görünümü konusunda çok etkilidir. Çoğu araştırmacı, yaşlandıkça durumumuzun kötüye gitmesinin ana sebebinin, HGH gibi kaslarımızı ve dokularımızı onaran, bağışıklık sistemimizi güçlendiren, cildimizin gençliği koruyan önemli hormonları üreten endokrin sistemimizin yaşadığı bozulma olduğuna inanıyor.

Meditasyonun bu kadar etkili olmasının sebebi de budur; vücudunuzun doğal anti-ageing gücünü harekete geçirir ve hormonal sisteminizi güçlendirir. Araştırmalar düzenli olarak meditasyon yapan insanların oksijen kullanımlarının ciddi Ölçüde azaldığını (bu da daha az miktarda serbest radikal üretimi demek), daha az stres hormonu salgıladıklarını, bağışıklık sistemlerinin güçlendiğini, hormon fonksiyonlarının arttığını, beyin dalgaları hareketliliğinin sakin yaşandığını ve tüm bunların bir arada yaşlanmayı yavaşlattığını göstermektedir.

Meditasyon üzerine yapılan bir çalışmada, araştırmacılar biyolojik yaşın kan basinemin, görme ve duyma yetilerinin belirleyicisi olduğu sonucuna varmışlardır. Bütün bu faktörler meditasyona iyileştirilebilir. Beş yıldır meditasyon yapmakta olan katılımcılar fizyolojik olarak, meditasyon yapmamış olan rakiplerine karşı on iki yaş daha gençtirler. Kısa süreli katılımcılar bile beş yaş daha gençtir. İşte her geçen gün daha fazla insanın meditasyon yapmasını gerektiren tek sebep.

Transandantal Meditasyon
Üzerine en çok araştırma yapılan meditasyon türü transandantal meditasyondur (TM). TM tekniği belirli inançlara ya da belli bir yaşam tarzına uyum sağlaması gerekmemektedir. TM’de defalarca bir man-tra (Sanskritçe’de “hece” anlamına gelmektedir) tekrarlarsınız. Bu mantranın bir özelliği olması gerekmez. Her çağdan, her eğitim düzeyinden, her kültürden ve dinden olan insan bu tekniği uyguluyor ve bunun faydalarını görüyor.

TM’nin etkileri üzerine fizyolojik, psikolojik ve sosyolojik olmak üzere beş yüzden fazla araştırma yapıldı ve bu çalışmalar 210 farklı üniversite ve araştırma merkezi tarafından otuzdan fazla ülkede gerçekleştirildi. Çalışmaların sonuçları, içlerinde önemli bilimsel gazetelerin de olduğu yüzden fazla gazetede yayınlandı. 1967′de, Harvard Tıp Okulu’nda görev yapan Dr. Herbert Benson bir grup TM uygulayıcısının meditasyon yaptığında daha az oksijen tükettiğini, kalp atım hızlarının dakikada üç birim azaldığını, beyin dalgalarının ise arttığını bulmuştur.

Araştırmalar, düzenli TM’nin çok yararlı olduğunu ve şunları sağladığını göstermiştir:
düşük stres: zihin ve vücut TM’ye girdiğinde derin bir rahatlama yaşanır ve fiziksel stres, yorgunluk kaybolur.

zeka artışı-, zihin doğal alarm haline geri döner ve bu da kişinin zeka seviyesini artırır.
yaratıcılığın artışı: TM uygulayıcıları daha yaratıcıdırlar, çünkü zihinleri taze ve rahatlamış haldedir.
gelişmiş hafıza: zihnin alarm durumunda olması hafızayı da güçlü kılar.

gelişmiş sağlık: meditasyon yapanların kalp hastalıklarına ve diğer rahatsızlıklara yakalanma oranı düşer.
tansiyonu düşürür: stresten ve endişeden uzak kalınacağı için tansiyonu düşürmede de etkilidir.
enerji artışı: beden ve zihin sağlıkları yerinde olan kişilerin enerjileri de yüksek olur.

uykusuzluk sona erer: stresten ve endişeden uzak olunduğunda uykusuzluk problemi de ortadan kalkar.
biyolojik yaşlanmanın geri çevrilmesi: TM uygulayanlar, hiç uygu-lamamış olanlara oranla biyolojik olarak 5-12 yaş daha gençtir.

mutluluğun artışı: meditasyon yapanlar insan ilişkilerinde daha ılımlı, daha endişesiz, kendine güvenen, problem çözme yeteneği güçlü, yaratıcı kişilerdir ve bunların hepsi bir arada mutluluğu getirir.
Günlük koşuşturmaca içinde sakin kalacak on dakika bulma fikri bile imkansız gelebilir, ancak ben bunun sadece sağlığınız için ne kadar gerekli olduğunu vurgulamıyorum. Diyetinizle beraber -aşırı güneşten de uzak durarak- meditasyon yapmak cildiniz ve sağlığınız için yapacağınız en önemli şeydir.

Güzelliği içeriden yaratın
Anndırıcı yiyeceklerle ve bol miktarda iyi sıvıyla vücudunuzu toksinlerden arındırın; cilt masajıyla lenfatik sisteminizi harekete geçirin ve diyetinizin yanında cildi yenileyici besin destekleri kullanın.

Rahatlayın, enerji depolayın ve korunun
Sinir sisteminizi yogayla rahatlatın; kas yoğunluğunuzu hafif ağırlık çalışmalarıyla artırın; kan akışınızı aerobik egzersizleriyle hızlandırın ve kendinizi cildinizi yaşlandıran UV ışınlarından koruyun.

Nasıl meditasyon yapacağım ?
Meditasyon yapmayı öğrenmek hiç de sanıldığı gibi zor değildir. Rahatsız edilmeyeceğiniz sessiz bir yer bulun; oturun ya da bir şilte, yatak ya da mindere uzanın. Baştan aşağı bütün kaslarınızı gevşetin, gözlerinizi kapatın ve derin nefes alın. İleriki sayfalarda size başlangıçta kolaylık sağlayacak bir temel meditasyon seansı örneğini bulacaksınız, ama benim önerim, sizin kendinize özgü bir meditasyon yöntemi geliştirmeniz. Çok iyi yönlendirici meditasyon DVD’leri, CD’leri ve kasetleri de mevcuttur.

Eğer meditasyon yapmayı denediyseniz, ama kafanızın içinde uçup duran düşüncelerden kurtulamadıysanız bir kez daha deneyin. Bazı insanlar bunun meditasyonun önemli bir özelliği olduğuna inanıyorlar, çünkü bilinçaltınızdaki bütün düşünceleri kafanıza taşımanızı sağlıyor. Bunu tavan arasında saklı duran şeyleri düzenlemek ya da bilgisayarınıza format atmak gibi düşünebilirsiniz. Zihninizi nasıl boşaltacağınızı öğrenmeniz çok uzun sürmeyecektir.

İç konuşmalarınıza bir dur demek için, sessizce bir kelimeyi ya da mantrayı tekrar edin. Dini olabilir, felsefik olabilir ya da söylediğinizde kendinizi iyi hissettiren herhangi bir şey.olabilir. Ya da sadece nefesinize odaklanın. Düşüncelerin dikkatini dağıtması canınızı sıkmasın -yeniden başlayın. Odaklanmada önemli olan rahat nefes almak ve dışarıdan gelen düşüncelere izin vermemektir. Rahatlayıncaya kadar birkaç kez denemeniz gerekebilir, ama sessiz ve sakin geçirdiğiniz her an sağlığınıza iyi gelecektir.
Kendinize her gün meditasyon için yirmi dakika ayırın. Meditasyon sırasında saatinize bakabilirsiniz, ama sakın alarm kurmayın; çünkü bir anda irkilebilir ve vücudunuzun rahatlığını bozabilirsiniz. Bitirdikten sonra, birkaç dakika sessiz oturun ve o rahatlığın üzerinize tamamen yerleşmesine izin verin. Meditasyonu günlük yaşamınızın bir parçası haline getirin. Zihniniz temizlenecek, size verilen görevleri daha iyi yapacaksınız, kendinizi yenilenmiş hissedeceksiniz ve yaşlanma saatini de geri çevireceksiniz.

Temel meditasyon seansı
• Sesten ve telefonlardan (cep telefonunuz da dahil] uzak sakin bir yer bulun.
• Rahat bir yere oturun (ya da ayık kalabilecekseniz uzanın!)
• Dik oturun, boynunuzu düzleştirin ve çenenizi göğsünüze doğru bir miktar eğin.
• İlk beş dakikayı vücudunuzdaki her kası gevşetmeye ayırın. Burnunuzdan rahat ve yavaşça nefes almaya odaklanın.
• Nefes aldıkça, aldığınız ve verdiğiniz her nefese, nefesler arasındaki doğal duraksamaya odaklanın.
• Dikkatinizi kaybetmeye ve başka şeyler düşünmeye başlarsanız, düşüncelerinizin size doğru gelen ve anında dağılan bulutlar olduğunu gözünüzün önüne getirmeye çalışın.
• Seansın sonunda, ilk birkaç dakika çok yavaş hareket etmeye özen gösterin -özellikle de yatıyorsanız.